Şu anda kripto paralar, bankalarla olan savaşı kaybetmek üzere gibi görünüyor. Bank of America, JP Morgan ve Citibank gibi bankaların kredi kartıyla kripto paraları almayı 3 Şubat 2018’de yasaklaması ile diğer bazı bankaların da bu yolu izlemesinin önü açıldı. Bu bankaların arasında Lllyods Banking Group (İngiltere’nin en büyük bankası) ve Virgin Money gibi bankalar da bulunuyor. Yakın zamanda bir yasaklama haberi de Hindistan’ın en büyük bankalarından biri olan HDFC’den geldi.

HDFC yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Müşterilerimizin güvenliği için HDFC kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlar ile kripto para alımlarını yasaklama kararı almış bulunmaktayız.

Ah Google Vah Google

Kötü haberler bununla da sınırlı kalmadı. Haziran 2018’de kripto para birimlerinin Google üzerinde reklam yapması yasaklandı. Google, kamuoyunun bu konuya ilgisinin azaldığını gördü ve kripto paralar ilgili reklamların yasaklanması yönünde karar aldı. Google’dan yapılan açıklama şu şekilde:

“Kripto paralara gelecekte ne olacağını söyleyen bir kristal küremiz bulunmuyor fakat kripto paralar nedeniyle müşterilerimizin zarar gördüğüne şahit olduk ve bu nedenle bu konuya ekstra dikkat ile yaklaşıyoruz.”

Ayrıca gördüğümüz kadarıyla Çin’deki web sayfalarında da kripto paralarla ilgili reklamlar önemli bir hızda azalmaya devam ediyor.

Daha Kötü Haberler Var

Fransa’nın en bilindik borsa koordinatörlerinden biri 15 kripto parayı kara listeye aldığını açıkladı. Kripto paralarla ilgili olduğunu düşünülen 15 web sayfası da kara listeye alındı.

Peki Şimdi Ne Olacak?

Aslında kripto paralar ve bankalar arasında bir savaş yok. Âdem-i merkeziyetçi ve merkeziyetçi ödeme sistemleri arasında bir savaş var. Âdem-i merkeziyetçi ödeme sistemleri, Bitcoin gibi kripto paraları kullanırken merkeziyetçi ödeme sistemleri ise kredi kartı ve banka kartı gibi yöntemler kullanmaktadır.

Öte yandan bu savaşın bir diğer alanı ise kaydi para üreterek büyüme ve verimlik yatırımları arasındaki mücadeledir. Birinde fazla para basarak yalandan ekonomik büyüme söz konusu iken diğerinde start-uplar ve patentler bulunur. Bu savaşın bir yanında küresel sermaye bazlı sistem bulunurken diğer yanında ise işçi verimliliğine dayanan model bulunur.